DİSK: “Vergide adalet olmadan gelirde adalet olmaz”

DİSK ve bağlı sendikalar gelirde adalet, vergide adalet talebiyle İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı önünde basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada “Bu yaşanan vergide açık bir adaletsizliktir, açık bir soygundur” vurgusu yapıldı, adil vergi sistemi için mücadele çağrısı yapıldı.

“Vergide adalet istiyoruz”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarının atıldığı eyleme direnişteki Asen Metal işçileri de katıldı. Açıklamayı DİSK Yönetim Kurulu adına okuyan Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, ücretlerin erimeye devam ettiği, alım gücünün düştüğü ve vergi dilimleriyle halkın yoksullaştırıldığı kaydetti. İşçilerin yılbaşında ücretlerinin beşte birini vergi ve kesintilere ödediğini bugün ise üçte birini ödediklerini belirten Çerkezoğlu, net ücretlerin düşmesinin sebeplerini gelir vergisi oranlarının yüksekliği ve vergi tarife dilimlerinin ücret artışı ve yeniden değerleme oranından az arttırılması olarak gösterdi.

“Ücretliler her sene daha yüksek oranda vergi veriyor”

Açıklamada “Burada açık bir hırsızlık var. Vergi dilimlerinin düşük tutulmasıyla dilim dilim soyuluyoruz!” diyen Çerkezoğlu soygunun nasıl gerçekleştirildiğini anlattı: “Biliyorsunuz, her yılın sonlarına doğru hükümetin açıkladığı yeniden değerleme oranı ile vergilerdeki, harçlardaki, devletin alacaklarındaki artış oranı belirleniyor. Gelir vergisi tarife dilimlerinin de hükümetin ilan ettiği yeniden değerleme oranı kadar artması beklenir. Ama böyle olmuyor.Vergi dilimleri yıllardır yeniden değerleme oranlarından düşük artıyor. Böylece ücretliler her sene daha hızlı şekilde üst vergi dilimine geçiyor. Ücretliler her sene daha yüksek oranda vergi vermiş oluyor.”

Yeniden değerleme oranına göre hesaplandığında, işçilerin 82 bin TL kazandıktan sonra üst vergi dilimine geçtiğini fakat 2022 yılında işçilerin, 32 bin TL kazandıktan sonra üst vergi dilimine geçtiğini belirten Çerkezoğlu adaletsizliğe dikkat çekti.

Türkiye’deki vergi sisteminin baştan sona adaletsiz olduğunu belirten Çerkezoğlu “Bizim bordrolarımızdan tıkır tıkır vergiler kesilirken, işveren kazançları bir sonraki yıl vergilendiriliyor. İşverenlere verilen imtiyazlar, indirimler, teşvikler bu adaletsizliği büyütüyor. Yetmiyor, büyük holdinglerin, şirketlerin vergilerinin bir gecede sıfırlanırken on milyonlarca ücretlinin vergi yükünü omuzunda taşıması adaletsizliği keyfiliğe dönüştürüyor. Bu da yetmemiş gibi dolaylı vergilerle de ücretlilerin, dar gelirlilerin resmen boğazı sıkılıyor.” dedi.

Dünyada genellikle dolaylı vergiler düşük, doğrudan vergiler yüksek olduğunu fakat Türkiye’de bu durumun tam tersinin olduğunu ifade eden Çerkezoğlu “Çalışanlar bir yandan yüksek gelir vergileri öte yandan tüketim vergileri ile vergi yükü altında ezildi. İşçi sınıfı böylece çifte vergilendirmeye maruz bırakıldı.” şeklinde konuştu.

“Adaletsiz düzene karşı vergi adaleti mücadelemizi büyütmeye kararlıyız”

Vergi yükünün işçilerin, emekçilerin, ücretlilerin dar gelirlilerin sırtına yıkılarak zenginin daha çok zenginleştiği, fakirin daha çok fakirleştiğini kaydeden Çerkezoğlu, bu soyguna son verilmesi için yapılması gerekenleri sıraladı:

  • Gelir vergisi oranı ücretlilerde yüzde 10’a düşülmelidir.
  • Vergi tarife dilimler en az asgari ücret veya yeniden değerleme oranında artırılmalıdır.
  • İşverenlere uygulanan 5 puan SGK prim desteği çalışanlara da uygulanmalıdır. Çağdışı damga vergisi tümüyle kaldırılmalıdır.
  • Ücretlerden ve tükettiklerimizden değil, kardan, faizden, ranttan daha fazla vergi alınan, az kazananın az, çok kazanın çok vergi ödediği bir vergi düzeni şarttır.

Son olarak “Bu adaletsiz düzene karşı vergi adaleti mücadelemizi büyütmeye kararlıyız.” diyen Çerkezoğlu tüm işçi konfederasyonlarına işçilerin vergi yükünün düşürülmesi için birlikte mücadele çağrısı yaptı.

 


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here