Eren Keskin: “Soruşturma bitmeden yapılan açıklamalar hedef saptırmadır”

Taksim’deki bombalı saldırı sonrası Avukat Jiyan Tosun ile birlikte hedef gösterilen Eren Keskin, “Soruşturma tamamlanmadan yapılan her açıklama hedef saptırmaya yöneliktir” dedi.

İstiklal Caddesi’nde gerçekleşen bombalı saldırının hemen ardından Avukat Jiyan Tosun ve İHD Eş Genel Başkanı Avukat Eren Keskin, hedef gösterildiler. Bombalı saldırıda sonrasında iktidar yetkililerinin yaptığı açıklamaları işaret eden Eren Keskin, “Soruşturma tamamlanmadan yapılan her açıklama hedef saptırmaya yöneliktir. Kaldı ki bu olayda son derece şüpheli durumlar var” dedi.

13 Kasım’da İstiklal Caddesi’nde gerçekleşen bombalı saldırıya ilişkin hedef gösterilen Eren Keskin’le görüştük. Kendilerini hedef gösteren haberlere erişim engeli getirildiği bilgisini veren Keskin şunları söyledi:

“Kontra bir şekilde, bir kontra yöntemle, Jiyan Tosun hedef gösterildi. Benim ve Jiyan’ın telefon numaralarımızın Discord isimli bir uygulamadan indirildiği bize bildirildi. Bütün çocuk oyun gruplarına kadar yayılmış. Yüzlerce tehdit aldık. Jiyan’ın bütün aile bilgileri yayımlandı. Bu resmi yetkililerin ancak elinde olacak bilgiler. Zafer Partisinden Adem Taşkaya’nın yaptığı açıklama bu bilgileri emniyetten aldığını gösteriyor. O nedenle biz bu soruşturmanın genişletilmesini tabii ki talep ediyoruz. Bizim ’90’larda çok rastladığımız bir yöntem bu. Aynı yöntemler maalesef ki yine devreye sokuldu. Sonuna kadar takipçisi olacağız.”

“İstanbul Barosu son derece çifte standartlı bir barodur”

İstanbul Barosunun konuya dair yaptığı açıklamayı da eleştiren Keskin, “İstanbul Barosunun başında bir kadın avukat ve hukukçu var. Bir kadın avukat ve hukukçu, işlemediği bir suç nedeniyle hedef gösterildi açıkça. Günler sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamada avukatın ismini dahi kullanmaya gerek görmedi. Maalesef ki bugün iktidarın nasıl çifte standartlarından söz ediyorsak, muhalefetin de çifte standartları var. İstanbul Barosu son derece çifte standartlı bir barodur. O nedenle bir kez daha kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

İktidarın daha önceki bombalı saldırılarda yaptığı hedef şaşırtma açıklamalarını İstiklal Caddesi’ndeki bombalı saldırıda da gerçekleştirdiğine dair eleştirilere ilişkin Keskin şunları söyledi:

“Bir kere hiçbir hukuk devletinde soruşturma bitirilmeden hiçbir devlet yetkilisi açıklama yapmaz. Bu da bir hukuk devleti olmadığımızı gösteriyor. Bu soruşturma tamamlanmadan yapılan her açıklama hedef saptırmaya yöneliktir. Kaldı ki bu olayda son derece şüpheli durumlar var. Bu durumların hepsinin araştırılması gerekir. Biz yine 2015’e dönmekten korkuyoruz açıkçası.”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarını işaret eden Keskin şu değerlendirmede bulundu:

“Hukuk devletlerinde böyle şiddet eylemleri olmuyor, olursa da hemen faillere ulaşılıyor değil mi? Neden bizim coğrafyamızda çok şiddet eylemi oluyor? Türkiye’nin iç ve dış politikasıyla birlikte hepsini değerlendirmek gerekir. Soylu, maalesef ki birçok açıklamada şiddeti destekler açıklamalar yaptı. İçişleri Bakanı hepimizin güvenliğinden sorumlu bir bakan, ‘Yakaladığınızda ayaklarını kırın’ açıklaması yapabiliyor. Türkiye’nin imza attığı bütün uluslararası sözleşmelere aykırı açıklamalar yapıyor. Şiddetin devlet diliyle bu kadar yayıldığı, özellikle İçişleri Bakanı tarafından şiddet fikrinin bu kadar yayıldığı bir coğrafyada ne yazık ki şiddet her yerde ve bunun en büyük mağduru da kadınlar oluyor.”

İstiklal’deki bombalı saldırıyı, daha önce de katliamla sonuçlanan ve iktidarın ihmalinin de bulunduğu bombalı saldırılarda yürütülen soruşturma ve sonrasında görülen dava süreçleriyle birlikte değerlendiren Keskin, “Bize göre tamamen şüpheli bir olaydır” dedi.

Valilikten çifte standart uygulama

Şırnak Valiliğinin, MHP Güçlükonak İlçe Başkanı Mehmet Emin İlhan adına kayıtlı telefondan İstanbul’daki bombalı saldırıyı gerçekleştiren kişiyle yapılan görüşme iddialarıyla ilgili açıklamasını hatırlatan Keskin, “Buradaki çifte standarda da değinmek istiyorum. Eğer bu numara HDP’li bir ilçe başkanının olsaydı, valilik açıklama yapar mıydı hemen? Yapmaz. İşte asıl şüphe burada” diye konuştu.

Soruşturmanın hukuka uygun şekilde yürütüleceğine asla inanmadığını belirten Keskin, “Suçu işlediği iddia edilen kadının görüntüsünden başlayarak her şeyin şüpheli olduğu bir dosyada gerçek ve yargının bu kadar bağımlı hale getirildiği bir süreçte bu tür soruşturmaların yeterli biçimde yapılacağına inanmıyorum” dedi.

Keskin, soruşturmanın hukuka uygun yürütülmesi için yargı bağımsızlığını işaret ederek, “Bu da şu an Türkiye’de yok” dedi.


KAYNAKEvrensel

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here