İstanbul Kent Savunması: “Kabataş’ta ikinci Martı projesine hayır”

İstanbul Kent Savunması, İstanbul’un en önemli transfer merkezlerinden biri olan Kabataş için İBB’nin hazırladığı yeni proje hakkında basın toplantısı düzenledi.

Beyoğlu’nda bulunan Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde yapılan basın toplantısında, projenin bu hâliyle ikinci bir Martı Projesi olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, Kabataş’ın denizle ve sahille ilişkisini tamamen kesen böylesine bir büyük yapının inşa edilmesi, İstanbul’a yapılacak en büyük kötülüklerden biri olduğunun aktarıldı. Açıklamada, “Deniz kıyısında, silueti tamamen kesecek yaklaşık 11 metre yüksekliğinde ve metrelerce uzunlukta bir alan-yapının Kabataş için uygulanmasını bırakın, düşünülmüş olmasını dahi anlamakta zorlanıyoruz” denildi.

Basın toplantısında İstanbul Kent Savunmasından Deniz Özgür, Yıldız Teknik Üniversitesi eski İnşaat Fakültesi Ulaştırma Anabilim Dalı emekli öğretim görevlisi Prof. Dr. Zerrin Bayraktar ve ŞPO İstanbul Şube Başkanı Pelin Pınar Giritlioğlu katıldı.

“Proje bu haliyle ikinci bir Martı Projesi’dir”

İstanbul Kent Savunması adına açıklamayı Deniz Özgür gerçekleştirdi. “Kabataş’ta ikinci Martı projesine hayır” diyen Özgür, “İstanbul’un en önemli aktarma merkezlerinden ve Boğaz’ın en güzel siluetine sahip alanlarından Beyoğlu kentsel sit sınırları içinde kalan Kabataş, yeniden kentin ve kentlilerin gündeminde. 2016 yılından bu yana sürüncemede kalan Kabataş Meydan Düzenlemesi ve Aktarma Merkezi Projesi, yeniden hayata geçirilmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

Özgür, “Projenin maket yoluyla sergilenmesi, bizlere, katılımcılık ile başlatılan bir sürecin, öneri ve katkı yapmanın imkânsız hâle geldiği bir aşamaya doğru ilerlediğini gösteriyor ki, bu durumu yaşadığı kente duyarlı tüm İstanbullular adına çok üzücü buluyoruz. Biz projenin, bu hâliyle ikinci bir Martı Projesi olduğunu düşünüyoruz! Kabataş’ın denizle ve sahille ilişkisini tamamen kesen böylesine bir büyük yapının inşa edilmesi, İstanbul’a yapılacak en büyük kötülüklerden biri olacaktır. Deniz kıyısında, silueti tamamen kesecek yaklaşık 11 metre yüksekliğinde ve metrelerce uzunlukta bir alan-yapının Kabataş için uygulanmasını bırakın, düşünülmüş olmasını dahi anlamakta zorlanıyoruz. Ayrıca iklim krizi ve afete karşı dirençlilik açısından baktığımızda da kıyı şeridinde böylesine büyük bir yapılaşmanın doğuracağı risklerin hesaba katılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

 İtiraz ve talepler sıralandı

  • Kabataş’a, denizle ve sahille ilişkimizi kesecek devasa bir beton kütle yapılmasını kesinlikle reddediyoruz!
  • Aktarma Merkezi işlevinden dolayı zaten yoğun olan araç ve insan trafiğine, sergi salonları, kütüphaneler vs. gibi fazladan yük getirmesi kaçınılmaz olan fonksiyonların tamamen kaldırılmasını istiyoruz!
  • Hafif iskele yapıları ile söz konusu transfer merkezi işlevinin yerine getirilebileceğini düşünüyor ve bunu ısrarla talep ediyoruz! Önceki projenin kötü imajı ve akıbetine yaslanarak şimdikinin dayatılmasını doğru bulmuyoruz!
  • Kıyıların anayasal güvence altında herkese ait kamu malları olduğunu, halkın serbestçe ve güvenle kullanımına hizmet etmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.
  • Bugüne kadar projenin kaça mal olacağına dair hiçbir bilgi kamuoyuyla paylaşılmamıştır. Kamu yararı gözetilerek hazırlandığı söylenen bu proje için ne kadarlık bir bütçe öngörüldüğünü yine kamu yararı adına öğrenmek istiyoruz.

ŞPO İstanbul Şube Başkanı Pelin Pınar Giritlioğlu ise, Kabataş Martı Projesinin başladığı günden bu yana sorunlarla devam ettiğini, 2019 öncesi başlayan bu projenin, yeni belediyenin yönetimin göreve gelmesiyle bir kent suçu olarak belediyenin önüne bırakıldığına söyledi. Giritlioğlu bu projeyle birlikte trafik yoğunluğunun artacağını ve kıyı alanlarının gasp edilerek kamunun kıyılardan yararlanma hakkının elinden alınacağını kaydetti.

Prof. Dr. Zerrin Bayraktar ise projede 2 katlı otopark olduğunu belirterek Kabataş’ın bir aktarma merkezi olduğunu ve buraya otopark yapılmasının şehir planlamasına aykırı olduğunu söyledi. Bayraktar sözlerine . Martıdan vazgeçtiler oraya bir tepe inşa ediyorlar. Ve tepenin de üstünü yeşille kapatarak meşrulaştırmaya çalışıyorlar. İBB Genel Sekreter Yardımcısı, ‘ne olacak, tepeye çıkar denize bakarsınız’ dedi. Yani ben niye tepeye çıkıp denize bakayım. İşimiz çok zor mücadele edeceğiz.” Diyerek devam etti.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here