Kayseri Bünyan Hapishanesinde bir ayağı olmayan tutsağa ayakta sayım dayatıldı

Yüzde 90 engelli ve ayağı olmamasına rağmen cezaevinde ayakta sayım dayatılan Şaban Kaygusuz’un annesi Durri Kaygusuz, tutuklulara yönelik baskıların arttığına dikkat çekerek, adalet talebinde bulundu. 

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) tespit ettiği verilere göre; 651’i ağır bin 517 hasta tutuklu cezaevlerinde tutuluyor. Kayseri Bünyan 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan yüzde 90 engelli Şaban Kaygusuz (25), 2017 yılında bir çatışmada yaralandıktan sonra tutuklandı. Sağ eli ve ayağı bulunmayan Kaygusuz’a yönelik baskı ve hak ihlalleri sürüyor. Şırnak’ta yaralandıktan sonra bir hafta Van’da hastanede tedavi gören Kaygusuz, yaralı şekilde tutuklanarak Siirt Cezaevi’ne gönderildi. Bir ay Siirt Hapishanesinde tutulan Kaygusuz, daha sonra Diyarbakır D Tipi Cezaevi’ne sevk edildi. Müebbet hapis cezası talebiyle yargılanan Kaygusuz, 3 yıl Diyarbakır’da tutulduktan sonra 20 Ekim 2021 tarihinde de Kayseri Bünyan 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi. Bir eli, bir ayağı olmayan Kaygusuz, cezaevi girişinde çıplak arama işkencesine maruz kaldı ve tek başına bir odada yaşaması mümkün olmamasına rağmen günlerce tekli hücrede tutuldu. Kaygusuz, bir ayağı olmamasına rağmen ayakta sayım dayatmasına maruz kaldı. 23 Ocak’ta cezaevinde gardiyanların saldırılarına uğrayan Kaygusuz, gardiyanların “Ne mutlu Türküm diyene” söylemi dayatmalarına karşılık vermediği için bir kez saldırıya uğradı.
Kaygusuz, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde, yaklaşık bir yıldır Kayseri’de her gün gardiyan ve hapishane yöneticilerinin sistematik sözlü saldırılarına maruz kaldıklarını belirterek, buna karşı mücadele ettiklerini söyledi. Oğlunun hayatından endişe duyduklarını dile getiren, Antep’te yaşayan anne Durri Kaygusuz (63), son günlerde cezaevlerinde tutuklulara dönük artan saldırılara dikkat çekerek, herkesin yönünü cezaevlerine dönmesi çağrısında bulundu.

Haber vermeden sevk edildi

Oğlunun yaralı olarak 2017 yılında tutuklandığı süreçte gerekli tıbbi müdahaleler yapılması durumunda ayağının kopmayacağını dile getiren anne Kaygusuz, oğlunun Siirt’ten Diyarbakır’a sevk edildiğini hapishane görüşüne gittiklerinde öğrendiklerini söyledi. Diyarbakır’da görüşlere rahat bir şekilde gittiğini belirten Kaygusuz, “Onun hiçbir görüşünü kaçırmadım. 3 yıl aradan sonra 20 Ekim 2021’de Kayseri’ye sürgün ettiler. Orada da görüşüne gidiyoruz. Ne kadar imkanım varsa, hepsini kullanarak onu görmeye gittim. Tarlalarda çalışarak, oğlumun görüşüne gitmeye çalışıyorum” dedi.

Engele rağmen hapishanede tutuluyor

Oğlunun engellerine rağmen hapishanede tutulmasına tepki gösteren Kaygusuz, “Adalet yok burada. Eğer bugün adalet olsaydı, Şaban ve onun gibi olan hasta tutuklular serbest bırakılırdı. Bugün 70-80 yaşlarında tutuklularımız var. Mehmet Emin Özkan, Sıdık Güler… Oğlumun cezaevinden hastaneye gidip gelmesi büyük sıkıntı. Onu götürüp getirdiklerinde de çok rahatsızlık vererek götürüyorlar. Cezaevinden çıktıklarında, hastaneye girdiklerinde, oradan çıktıklarında ve tekrar cezaevine döndüklerinde, Şaban’ın protezini çıkarıp duruyorlar. Korona döneminde onu tekli hücreye gönderiyorlardı. Arkadaşlarının ısrarıyla yanına birini verdiler” diye konuştu.

“Tutuklular da aileler de tecrit altında”

Hapishanelerde tutuklulara tecrit uygulandığını dile getiren Kaygusuz, tutuklu ailelerinin de tecrit altında yaşadıklarını söyledi. Kaygusuz, “Çocuğu tecrit altında tutulan bir insanın ailesi de tecrit altında tutuluyordur. Ben de kendi şahsım ve ailem olarak tecrit altındayız” dedi. Cezaevlerinde yaşatılan keyfi uygulamalara değinen Kaygusuz, yaşadıkları bir olayı şöyle anlattı: “Şaban’ı sürgün ettiklerinde, Diyarbakır’da olan tüm eşyalarını depoya koyuyorlar. Bir gün cezaevine görüşe gittiğimde kimliğimi alıp beklettiler. Bekletme sebeplerini sorduğumda ise bana oğlumun eşyalarını vereceklerini söylediler. Sonra Şaban’a da gidip ‘Eşyalarını ailene verdiğimiz için sana teslim edemiyoruz’ demişler. O eşyalar arasında çocuğumun yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayacak her şeyi ona teslim edecekleri yerde bana verdiler. Şaban bir gün telefon görüşmesinde bana eşyalarına ihtiyacı olduğunu söyledi. Bunu biz sıkıntıya düşelim, aileler olarak rahatsız olalım diye yapıyorlar. Biz bunları PTT ile para vererek gönderiyoruz.”
Bütün baskı ve tehditlere rağmen oğlunun mücadele etmekten vazgeçmediğini vurgulayan Kaygusuz, devamında şunları söyledi: “Bugün anneler adliye önlerinde adalet diye sesleniyor. Onların iradesi bizim de irademizdir. Canımda bir damla kan aktığı sürece çocuklarıma sahip çıkacağım. Onlara çok zorluk çektiriyorlar ama tüm bu baskılara rağmen dimdik duruyorlar.”

KAYNAKMezopotamya Ajansı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here