Sağlık Emekçileri Hakları İçin Beyaz G(ö)REV’de

Sağlık emekçileri, hakları olanı almak, emeğine, geleceğine sahip çıkmak için beyaz g(ö)revde!

Sağlık emekçilerinin maruz kaldığı şiddet, güvencesiz çalışma, geçim sıkıntısı, uzun çalışma saatleri vb. sorunlar üzerine Covid-19 salgını binince sağlık emekçilerinin çalışma koşulları oldukça zorlaştı.

Sağlık emekçileri 15 Aralık 2021’de bir günlük greve çıkmış, acil durumlar dışında sağlık hizmeti vermemişlerdi.

İstanbul Tabip Odası, Türk Dişhekimleri Birliği İstanbul Dişhekimleri Odası, 1. Bölge İstanbul Eczacı Odası, İstanbul Veteriner Hekimler Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Genel Sağlık İş, Dev Sağlık İş, Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası kurumlarının da içinde olduğu; başta İstanbul Tıp Fakültesi Çapa’da olmak üzere ülkenin her yerinden sağlık emekçileri hakları için mücadele ediyor.

Bugün, 8 şubat saat 12.30’da Çapa önünde “Oyalama değil hakkımız olanı istiyoruz” diyerek bir araya geldiler ve bir günlük grev ilan ettiler. Hastane önünde sloganlarla yürüyüş gerçekleştirmelerinin ardından basın açıklamalarını okudular.

Sağlık emekçileri, Taksim Eğitim Araştırma Hastanesi’nde iki poliklinik dışında tüm birimlerde iş durdurdu.

Sancaktepe Şehit Profesör Dr. İlhan Varank Eğitim Ve Araştırma Hastanesinde acil dışındaki tüm ameliyathanelerde ilk kez iş durduruldu. Hastanede anestezi uzmanlarının tümü iş bıraktı.

“Haklarımızı alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Tıpkı Trendyol işçileri, Yemek sepeti işçileri gibi”

Okmeydanı Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesinde ve Okmeydanı Ağız Diş Hastanesinde iş bırakma eylemi yapan sağlıkçılar hükümete çağrıda bulundu, “Hakkımızı alacağız” dedi. Soğuk hava ve yağmura rağmen hastane önünde eylem gerçekleştiren sağlık çalışanlarına, hastalar da alkışlarla destek verdi. Basın açıklamasının ardından söz alan SES İstanbul Şişli Şube Başkanı Fadime Kavak da, “Haklarımızı alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Tıpkı Trendyol işçileri, Yemek sepeti işçileri gibi” dedi.

Gaziosmanpaşa Eğitim Araştırma Hastahanesi Ana Bina ve Fizik Tedavi Hastahanesi’nde iş bırakan sağlık emekçileri çalıştıkları binaların önünde taleplerini dile getirdi.

Bakırköy Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Beyaz G(ö)rev eylemi yapan sağlıkçılar düşük ücret ve sağlıkta yaşanan şiddet olaylarını protesto etti.

Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan sağlıkçılar yaptıkları açıklamadan sonra Çapa Eğitim ve Araştırma Hastanesi önüne gitti.

İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi Hastanesinde iş bırakan sağlık emekçileri, hastane içerisinde yürüdü, iktidara seslendi: “Bizler hakkımızı istiyoruz, ay sonunu nasıl getireceğimizi düşünmek istemiyoruz. Yurt dışına gitmek istemiyoruz. Bunları yalnızca kedimiz için değil toplumun eşit, ücretsiz, ulaşılabilir daha iyi bir sağlık hizmetine erişimi için de istiyoruz. Oyalamayın hakkımızı verin.”

Pendik Marmara Eğitim ve Araştırma Hastanesi nöroloji, dahiliye, genel cerrahi ve psikiyatri poliklinikleri çalışanları “Oyalama Değil, Hakkımız Olanı İstiyoruz! Haklarımız İçin Beyaz G(ö)revdeyiz” diyerek bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdiler.

Eyüpsultan Devlet Hastanesi’nde iş bırakma eylemi ve basın açıklaması gerçekleştirildi, sağlık emekçileri “oyalama değil hakkımızı istiyoruz” dedi. Ortak açıklamayı Ses Aksaray Şube Yöneticisi  Fadime Dursun okudu.

TTB’nin bugün gerçekleştirdiği greve yönelik basın açıklaması Harakani Devlet Hastanesinde TTB Merkez Konsey üyesi Dr. Onur Naci Karahancı tarafından yapıldı. Açıklamaya siyasi parti temsilcileri de destek verdiler.

Çam Sakura Şehir Hastanesinde sağlık emekçileri, ücretlerinin ve özlük haklarının iyileştirilmesi talebiyle iş bıraktı. Sağlık emekçileri polis müdahalesiyle hastane dışına çıkartıldı.

Hastane girişinde yapılan basın açıklamasında, hasta ve hasta yakınlarına seslenilerek “Sizler bizim için değerlisiniz, biz sizin sağlığınız için varız. Sizlerden de bu kadar kötü koşullarda çalışan hekim ve sağlık emekçilerinin hak arayışı karşısında anlayışlı olmanızı, hekimlere sağlık çalışanlarına sahip çıkmanızı istiyoruz. Bu sağlıkta dönüşüm sistemini biz getirmedik, bu devasa hastaneler içinde ay sonunu getiremeyen, tükenmiş, depresyonda birçok sağlık emekçisi var. Biz bunun sorumlusu değiliz, şikayetiniz varsa sisteme şikayetinizi bildirin” denildi.

Açıklamada “Buradan tüm sağlık emekçilerinin birlikte mücadele etmesini istiyoruz. Bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz, mutlaka kazanacağız” sözleri dile getirildi.

 

Kocaeli Tabip Odası, Kocaeli Diş Hekimleri Odası, SES Kocaeli Şubesi temsilcilerinin ve çok sayıda sağlık çalışanının katıldığı açıklamada, Kocaeli Tabip Odası Genel Sekreteri Mehtap Yılmaz konuşma yaptı.

Yılmaz, “Bugün işyeri hekimlerinin iş ve gelir güvencesi, mesleki bağımsızlığının güvence altına alınmalıdır demek için buradayız. Son 10 yılda yurt dışına göç eden hekim sayısı 24 kat arttı. MHRS sistemlerinde hastalar aylarca sıra bulamıyor; acil başvuru sayılarımız olağan dışı durumlar yaşayan bir ülkede görülebilecek oranlarda; hekimlere/hastalara dayatılan 5 dakikada bir muayene bu sorunu çözmez. OECD ülkeleri arasında 2020 yılında Türkiye hasta başına düşen hekim sayısında 37 ülke içinde 34. sıradayken KHK, arşiv taraması gibi bahanelerle genç hekimler halen atanmıyor demek için buradayız” dedi.

“GENEL GREV KAÇINILMAZ”

Kocaeli Üniversitesi Hastanesinde çalışan ve Evrensel’e konuşan bir asistan hekim,”Ülke ekonomisindeki bütün gelişmeler bizi de etkiliyor, maaşlarımız cücük gibi kaldı. Bununla da sınırlı değil, biz sağlık çalışanlarını koruyan hiçbir yasal düzenleme hayata geçirilmedi. Hastayla hekimi karşı karşıya bırakan bir işleyişten söz ediyoruz. Hükümetin genel politikası işkolu ayırmaksınız bütün çalışanların özlük haklarını vermemek ve yasal düzenlemeleri sulandırıp geciktirmek üzerine kurulu. Bunun karşısında tüm ülke genelinde bir grev, ortak hareketin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum” dedi.

Sivas’ta sağlık emekçileri, hakları ve sağlıkta şiddetin son bulması için iş bıraktı. Saat 12.30‘da Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi Poliklinik girişinde bir araya gelen sağlık emekçileri, taleplerini haykırdı.

Basın açıklamasını okuyan SES Şube Başkanı Özgür Baştürk, “Çalışma koşullarında artan zorluklar, ekonomik haklarla ilgili büyük kayıplar yaşamaya devam ediyoruz. Siyasal iktidar sağlık hizmetlerini üreten hekimlerin ve sağlık çalışanlarının haklarını görmezden gelmekte, tercihini sermayeden yana kullanmaktadır. Tüm toplumsal kesimler gibi artık biz de geçinemiyoruz” dedi. Baştürk “Sesimize kulak asmayan, taleplerimizi görmezden gelenlere karşı bir kez daha uyarı g(ö)revindeyiz“ dedi.

Ege Bölgesi’ndeki sağlık çalışanları, “Bugün g(ö)revdeyiz” diyerek ekonomik ve sosyal hakları için, çalışma koşullarının düzeltilmesi talebiyle iş bıraktı. Bölgede greve çıkılan yerler şöyle:

İzmir: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi, Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Hastanesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Behçet Uz Çocuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi, Suat Seren Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Eşrefpaşa Belediye Hastanesi, Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Muğla: Milas Devlet Hastanesi, Fethiye Devlet Hastanesi, Ortaca Devlet Hastanesi, Menteşe Araştırma Devlet Hastanesi

Denizli: Denizli Tabip Odası, Denizli Diş Hekimleri Odası ve SES, Pamukkale Üniversitesi, Servergazi Hastaneleri ve İl Sağlık Müdürlüğü

Aydın: Adnan Menderes Araştırma Hastanesi

-Eskişehir Türk Tabipleri Birliği ve SES Eskişehir-Bilecik Şubesi bu gün ülkenin her yerinde olduğu gibi  Eskişehir’de de 1 günlük uyarı grevi gerçekleştirdi. EMEP, CHP, DİSK, KESK gibi birçok siyasi partiler ve meslek örgütleri de açıklamaya katılarak desteklerini gösterdiler. Ayrıca şu an direnişte olan Yemeksepeti işçilerinin de katılımıyla alanda “Birleşe birleşe kazanacağız!” ve “Sermayeye köle olmayacağız!” sloganları atıldı. SES Eskişehir-Bilecik Şubesi başkanı Birtürk Özkavak yaptığı açıklamada “Biz sağlık emekçileri de evlerimizde doğalgaz, elektrik kullanamaz olduk. Giderek her gün daha da yoksullaşıyoruz. Bizler de aynı sağlık verdiğimiz siz halkımız gibi çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakabilme kaygısıyla insanca yaşanabilecek ücret, haklar mücadelesi veriyoruz” şeklinde açıklamada bulundu. Eskişehir Türk Tabipleri Birliği Adına konuşma yapan Bülent Nazım ise “Asistan arkadaşlarımızdan akademisyenlere bütün alanlarda özgürlüklerimizden mahrum bırakılırken sağlıkçıyı köle hastayı ise müşteri olarak gören bu sağlık sistemine karşı mücadele ediyoruz” dedi.

Van’da açıklama yapmak isteyen sağlık emekçileri, polis müdahalesinde gözaltına alındı.

Van-Hakkari Tabip Odası ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Van Şubesi, özlük haklarının iyileştirilmesi amacıyla yapacakları greve ilişkin Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapmak istediği açıklama, polislerce engellendi. Valilik yasağını gerekçe gösteren polis, açıklama yapmak isteyen sağlık emekçilerini ablukaya aldı. Van Hakkari-Tabip Odası Başkanı Hüseyin Yaviç, polisin tutumuna tepki göstererek, “Türkiye’nin her ilinde yapılan bir açıklama var. Her ilde yasak değil de burada mı yasak? Valiliğin 2 bin gündür kentteki etkinlikleri keyfi şekilde yasağı var. Bizleri keyfi olarak suçlu ilan ediyorsunuz. Eğer bu açıklama suç ise suç işliyoruz” dedi.

Bunun üzerine sağlık emekçileri ile polisler arasında yaşanan tartışmanın ardından Van-Hakkari Tabipler Odası Başkanı Hüseyin Yaviç, TTB Genel Sekreteri Ayfer Horasan, SES Van Şubesi Eşbaşkanı Figen Çolakoğlu’nun da aralarında olduğu en az 10 kişi gözaltına alındı.

Gözaltına alınan sağlık emekçileri İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Sağlık iş kolunda örgütlü emek ve meslek örgütlerinin 8 Şubat Salı günü ‘g(ö)rev’ deyiz eylemi için Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıları Hastanesi bahçesinde basın açıklaması yapıldı. SES Şube Başkanı Fulya Yeğin’in yapmış olduğu açıklamada, “Sağlığı alınıp satılan bir meta, hastaneleri işletme, hastaları müşteri ve sağlık çalışanlarını köle olarak gören anlayışın yürürlüğe koyduğu sağlıkta dönüşüm programı ile sağlık emekçilerinin emeği ucuzlatılmış, çalışma koşulları kötüleşmiş halkın sağlık hakkı elinden alınmış gelinen aşamada sağlık sistemi işlemez hale gelmiştir” denildi.

Yeğin, pandemiyle birlikte sağlık emekçilerinin çalışma koşullarında zorluğun arttığına vurgu yaparak, “Siyasal iktidar sağlık hizmetlerini üreten hekimleri ve sağlık çalışanlarının haklarını görmezden gelmekte, tercihini sermayeden yana kullanmaktadır. Tüm toplumsal kesimler gibi bizler de artık geçinemiyoruz” dedi.

“Koruyucu sağlık hizmetlerinden daha çok tedavi edici sağlık hizmetlerinin sunulduğu, sağlık hizmet sunumunda sevk zincirinin tamamen ortadan kaldırıldığı, kışkırtılmış sağlık talebi yaratan bu sağlık sistemi toplumun nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını elinden almaktadır. Sağlığa erişim giderek zorlaşmakta, katkı-katılım payları ile ekonomik krizin derinleştiği koşullarda yurttaşın cebinden giderek daha fazla para çıkmaktadır. Bu işlemeyen, sağlık değil sağlıksızlık üreten sağlık sisteminin tüm yükünü ise sağlık emekçileri çekmekte, emeklerinin karşılığını alamadan her geçen gün umutsuzluğa sürüklenmektedirler” diye belirten Yeğin, “Bugünde sesimize kulak asmayan, taleplerimizi görmezden gelenlere karşı bir kez daha uyarı G(Ö)REV’indeyiz” dedi.

Adana’daki sağlık emekçileri de Kovid-19’un meslek hastalığı sayılması, ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi talepleriyle bir günlük iş bırakma eylemi yaptı.

Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi, Çukurova ve Seyhan Devlet Hastaneleri ile Adana Şehir Hastanesinde çalışan emekçiler iş bıraktı. İşyerleri önlerinde bir araya gelen emekçiler Balcalı Hastanesi ve ardından Şehir Hastanesi Başhekimlik önünde basın açıklaması yaptı.

Sağlık emekçilerinin talepleri:

  • Tüm sağlık emekçilerine insanca yaşamaya olanak veren, emekliliğe yansıyan yoksulluk sınırı üzerinde temel ücretin verilmesi; eğitim durumu, hizmet yılı, mesleki risk gibi faktörler ile ücret skalasının belirlenmesi.
  • Ek göstergelerin 3600’den 7200’e kadar kademeli olarak yükseltilmesi.
  • Sağlıktaki personel sayısının kadrolu güvenceli istihdam ile OECD ortalamasına çıkarılması.
  • Sağlığa bütçeden daha fazla pay ayrılması.
  • Emeklilere verilecek ilave ödemede, hangi kurumdan veya hangi sosyal güvenlik kurumuna bağlı olarak emekli olduğuna bakılmadan, tümüne eşitlik ve adalet ölçüsünde insanca yaşamaya yetecek emekli maaşı bağlanması.
  • Emekli aylıklarının emsalleri ile kıyaslanamayacak ölçüde düşük olması sebebiyle sağlık çalışanları emekli olduktan sonra da çalışmak zorunda kalmaktadır. Getirilen ilave ödeme miktarı emekliyi çalışmaktan alıkoyabilecek bir miktar değildir. Bu bakımdan, söz konusu ilave ödemeden yararlanmak için çalışmama şartının kaldırılması.
  • Kovid-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılması.
  • Etkili ve caydırıcı yeni bir sağlıkta şiddeti önleme yasasının çıkarılması, güvenli işyerlerinin oluşturulması.
  • Kanunlara göre sağlık alanında görev yaptıkları halde, sağlık çalışanı olarak görmezden gelinen veteriner hekimlerin de, tüm sağlık çalışanlarına yapılacak yasal düzenleme ve maaş iyileştirmelerinden faydalandırılması.
  • Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği birinci basamak sağlık hizmetlerinin oluşturulması, Aile hekimliği ceza yönetmeliğinin iptal edilmesi.
  • Asistan hekimler başta olmak üzere uzun süreli ve angarya çalışmanın kaldırılması. Nöbet ertesi izinlerin ekonomik kayba neden olmadan kullandırılması.
  • Sağlık hizmetlerinde katkı katılım payı, reçete ücreti vb adlarla alınan ücretlerin iptal edilmesi.
  • Liyakatsiz atamalar, soruşturmalar, mobbing, güvenlik soruşturmaları, KHK’ler ile dayatılan antidemokratik uygulamaların derhal bitirilmesi.
  • Özel sağlık kuruluşlarında ciro baskısına, taşeronlaştırmaya, güvencesiz çalışmaya son verilmesi.
  • Sağlık hizmetlerinin planlanmasında ve sunulmasında sağlık emek ve meslek örgütlerinin karar alma mekanizmalarında yer alması.

 


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here