Suruç Aileleri İnisiyatifi: “Davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz”

Suruç katliamının Kadıköy’de yapılmak istenen 88. ay anması yasaklanmış, polis saldırısıyla 33 düş yolcusunu anmak isteyenler gözaltına alınmıştı. Suruç Aileleri İnisiyatifi polis saldırısı ve gözaltılara rağmen davalarından vazgeçmeyeceklerini söyledi. 

Suruç Aileleri İnisiyatifi, 2015 yılında Suruç’ta IŞİ’in canlı bomba saldırısında 33 kişinin katledilmesini protesto etmek ve yaşamını yitirenleri anmak için 20 Kasım’da İstanbul Kadıköy’de düzenledikleri eyleme polisin saldırması ve gözaltı işlemine dair İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi.

“Suruç için adalet mücadelemiz yasaklanamaz” pankartının açıldığı açıklamaya, inisiyatifte yer alan aileler katılırken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encu, HDP Marmara PM Eş Sözcüsü Cengiz Topaş, İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri,  Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) MYK üyesi Sinem Çelebi ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) EşbBaşkanı Özlem Gümüştaş’da destek verdi.

Açıklamada ilk olarak söz alan Suruç Aileleri İnisiyatifi’nden Emrah Topaloğlu, 33 düş yolcusu için yapmak istedikleri hemen hemen bütün açıklamaların polisler tarafından engellendiğini belirtti. Topaloğlu, her türlü baskı ve engellemelere rağmen dün olduğu gibi bugün de eylemlerine devam edeceklerini aktardı.

5 Aralık’ta görülecek Suruç davasına çağrı yapacaklarını da anımsatan Topaloğlu, davanın kritik durumda olduğunu belirtti. “Mahkeme ne zaman kritik duruma gelse davayı kapatmaya çalışıyor ama sahiplenildiğinde geri adım atıyor” diyen Topaloğlu, davaya katılım çağrısı yaptı.

Topaloğlu, anmaya katılanlardan Ekin Saygılı’nın bir kaburgasının kırıldığını, beyin travması yaşadığını ve kulak zarının zedelendiği bilgisini paylaştı.

 “Suruç Davası’nı sahiplenelim”

Suruç Davası avukatlarından Doğukan Taştan, her fırsatta demokrasiden bahsedenlerin bu niteliğin dışına çıktıklarını belirterek, iktidarın kendi yasalarına uymaktan aciz olduğunu ifade etti. Devletin yapılan açıklamalara, anmalara, etkinliklere kanunsuzca müdahale ederek kendi kanunlarını çiğnediğini vurgulaya Taştan, Suruç katliamının aydınlatılması için mücadele edenlere dönük bu tür saldırıların ve engellemelerin hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Devletin sıkıştıkça sokaklarda adalet talep edenlere saldırdığını belirten Taştan, “Suruç Davası’nı sahiplenelim. Suruç Davası ülkedeki birçok katliamın önünü açabilecek niteliktedir. Bu direniş devam edecek. Bu dava bir tek kişi yargılanarak yürütülemez. Bütün failler yargılanmalı. Devlet rahat rahat Suruç katliamını işleyen kişilerin devlet hastanelerinde tedavi olmalarını sözde gözden kaçırabiliyor. Ama Suruç aileleri açıklama yapmak istediği zaman buna yüzlerce polisiyle müdahale etmesini çok iyi biliyor” ifadelerini kullandı.

Gülerek işkence yapıldı

Anma etkinliğinde gözaltına alınanlardan SGDF MYK üyesi Sinem Çelebi de, eylem esnasında polis ablukasında işkence gördüklerini aktardı. Çelebi eylemde yaşananları şöyle aktardı: “Gülerek işkence ettiklerini yüzlerinden okuduk. Polis ablukasında arkadaşlarımız gözaltı araçlarına bindirilerek işkencelere maruz bırakıldı. Birçok arkadaşımızın kelepçesi sonuna kadar sıkıldı. Ellerinin, kollarının şişmesine rağmen, kimilerinin kaburgasının kırılmasına rağmen kelepçeler sökülmedi. Bu keyfi işkencenin ne anlama geldiğini biliyoruz. 33’leri katledenler, 33’leri anmak isteyen yoldaşlarına işkence ettiler. Bizler hiçbir zaman bu keyfi tutumun, yasaklamaların önünde susmayacağız. Suruç için adalet mücadelesini yürütmeye devam edeceğiz.”

Saldırıda hayatını kaybeden Cemil Yıldız’ın eşi Sultan Yıldız’da engellemelere tepki göstererek, “Asla bu davadan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Toplum sizin yalanlarınıza doymuştur”

Her mücadelenin bir soruşturma, saldırı meselesine dönüştüğünü söyleyen HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encu, yaşananlara ilişkin “AKP-MHP anlayışı faşizmi kurumsallaştırmak istiyor” diyerek tepki gösterdi. İktidarın bu tür saldırılarla kendi suçunu örtmeye çalıştığına dikkat çeken Encu, “Biz 10 binlerce polisinizden, tankınızdan, topunuzdan korkmuyoruz. Biz sonuna kadar adalet, demokrasi, barış mücadelesini sürdüreceğiz. Bugün 33 düş yolcusunun uğrunda can verdiği Kobanê’ye savaş açarak, saldırarak kendi iktidarlarınızı, kendi kirli politikalarınızın üzerini örtemezsiniz. Toplum sizin yalanlarınıza doymuştur” dedi.

“33 düş yolcusunun hayali hayalimizdir”

İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri de “Her geçen gün işkencenin dozunun arttırılarak bugünlere gelindiğini biliyoruz. Adalet arayışının olduğu her yerde karşımıza çıkan bu saldırılardan devletin vazgeçmesi gerektiğinin altını kaç kere çizdik sayamıyorum. Biz bu ülkede barış istiyoruz. Bu açıdan Suruç’ta katledilen 33 düş yolcusunun hayali bizim hayalimiz olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

 


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here