Tutsak gazeteci Acar, Sincan Hapishanesi’ni yazdı

Gazeteci Emrullah Acar, 8 arkadaşıyla birlikte tutulduğu Sincan Hapishanesi’nin şartlarını ve hak ihlallerini yazdı. 

Ankara merkezli yürütülen soruşturma kapsamında 25 Ekim’de Urfa’da gözaltına alınan, mesleki faaliyetleri nedeniyle 29 Ekim’de 8 gazeteciyle birlikte tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) Urfa muhabiri Emrullah Acar, MA muhabirleri Deniz Nazlım, Selman Güzelyüz ve Hakan Yalçın ile birlikte tek kişilik hücrede tutuldukları Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi şartlarını ve tutukluların yaşadığı hak ihlallerini yazdı:

Kürtçe mektup ve kitap engeli

Kürtçeye yönelik baskıların devrede olduğu Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlik Cezaevi’nde, tutuklulara Kürtçe kitap ve mektup verilmiyor. Anadili Kürtçe olan ve başka bir dil bilmeyen tutuklular ise mektup hakkından yoksun bırakılıyor. İtirazlar üzerine 20 Eylül’de hak ihlali kararı verilmesine rağmen sürdürülen mektup engeline karşı tutuklular avukatları aracılığıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru yapmaya hazırlanıyor.

Ekonomik çökertme devrede

Cezaevi idaresinin uygulamaları nedeniyle tutuklular ekonomik sorunlar da yaşıyor. Cezaevinde bulunan tutuklular, ekonomik olarak çökertmeyle teslim alınmak istendiklerini söyledi. Cezaevine sevk edilen tutuklulara, önceki cezaevinden getirdikleri eşyaları verilmiyor ve yenisini almak durumunda kalıyor. Tutukluların atkı, ayakkabı, sandalet, örgü, çorap gibi eşyalara el konuluyor. İdarenin el koyduğu bu eşyalar, cezaevi kantininde fahiş fiyatlara satılıyor. Tutukluların buna karşı yaptıkları itirazlar ise yanıtsız bırakılıyor. Ayrıca tutukluların yöresel kıyafetleriyle, zafer işareti yapılan fotoğraflar ile yakınlarıyla çektikleri fotoğraflar da verilmiyor.
Sevk edilen tutukluların önceki cezaevinden getirdikleri televizyon, buzdolabı, semaver gibi eşyalar da verilmeyerek depoya konuluyor ve tutukluların bu eşyaları cezaevine bağışlaması dayatılıyor.

Kantinde fahiş fiyatlar

Cezaevinde verilen yemekler de kangrenleşen bir sorun haline geldi. Cezaevinde kahvaltı için bir adet sallama çayı, bir adet piknik reçel, bir adet çay şekeri, bir adet domates veriliyor. Öğlen ve akşam öğünlerinde ise yemek az veriliyor. Uzun süredir cezaevinde tutuklu bulunanlar, daha önce daha temiz ve bol yemek verildiğini ancak son dönemde yemeğin kötüleştiğini söyledi. Fahiş fiyatlar nedeniyle, tutuklular kantinden alışveriş yapamıyor. Saman kâğıdının da satılmadığı kantinde, kimi kişisel bakım eşyaları ise fahiş fiyatlardan satılan markaların ürünleri bulunuyor. Ayrıca kantinde haftada bir gün ve tek çeşit meyve satılıyor.
2022 Kasım dönemi tarife 1 kWh elektrik birim fiyatı evler için 1,98 TL, iş yerleri için ise 3,27 TL iken, cezaevinde 5,5 TL olarak faturalandırılıyor. Her tutukluya ayda ortalama 200 TL elektrik tüketim bedeli faturalandırılıyor. Faturalar, tutukluların hesaplarından tahsil ediliyor. Tutuklulara, faturalara ve uygulamaya itiraz hakkı da verilmiyor.

Mektuplar engelleniyor

Tutuklular, kargo gönderimi ve alımı sırasında da sorun yaşıyor. Taahhütlü APS (Acele Posta Servisi) veya faks gönderildiğinde alındı yazısı tutuklulara verilmiyor. Bu nedenle tutuklular kargolarının ve mektuplarının gönderilip gönderilmediğini öğrenemiyor. Buna karşı yapılan itirazlarda sonuçsuz kalıyor.
İdare, cezaevi içerisinde bulunan tutukluların birbirine posta göndermesine izin vermiyor. Tutuklular yan odada bulunan arkadaşlarına göndermek istedikleri mektuplarda, pul kullanmak zorunda bırakılıyor. Tutukluların bu mektupları da postaya veriliyor ve bir ay süren incelemenin ardından alıcısına veriliyor.

Ayda 2 kitap veriliyor, radyo yasak

Gönderilen kitapları 20 ile sınırlayan cezaevi idaresi, inceleme sürecinden uzun bir süre sonra kitapları tutuklulara veriyor. Bu 20 kitaptan ise tutuklular ayda sadece 2 kitap alabiliyor. Ayrıca yayın evlerinin gönderdiği kitaplar cezaevine dahi alınmıyor ve tutuklunun para ile kitap alması gerekiyor.
Radyo yasağının olduğu cezaevinde, tutuklulara sadece Bir Gün gazetesi veriliyor. Tutukluların taleplerine rağmen Yeni Yaşam ve Evrensel gazetecileri verilmiyor. Kantinde 3 bin TL’ye satılan televizyonlarda ise iktidara yakın kanallar izlenebiliyor.

Havalandırma hakkı engelleniyor

Tüm tutukluların tek kişilik hücrelerde tutulduğu cezaevinde, gün doğumundan gün batımına kadar havalandırma hakları da kısıtlanarak, günde sadece bir saat ve tek başına havalandırmaya çıkartılıyor.
12 Eylül cunta politikası olan “karıştır barıştır”, Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde de uygulanıyor. PKK’li tutuklular, Cemaat yapılanması kapsamında tutuklu olanlar ve adli tutuklular aynı blokta tutuluyor. Tutukluların uygulamaya karşı itiraz dilekçeleri ise reddediliyor.

Sağlığa erişim hakkı engelleniyor

Sincan 1 Nolu Cezaevi’nde bulunan hasta tutukluların sağlığa erişim hakkı engelleniyor. Diş sorunu yaşayan birçok tutuklu, aylardır randevu alamıyor. Acil olarak revire gitmek isteyen tutuklular, birçok kez başvuru yapmak zorunda kalıyor. Revirde ise tutukluların oturacağı bir sandalye dahi bulunmuyor. Doktorun ilgisizliği üzerine hastaneye gitmek isteyen tutukluların sevkleri yapılmıyor. Tutukluların Türk Tabirleri Birliği’ne (TTB) de konuya dair başvuruda bulunsa da cezaevi idaresi sağlığa erişim hakkını engellemeye devam ediyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here